İstanbul'da gerçekleşen bir estetik operasyonun trajik sonucu, Portekizli Aida'nın hayatını kaybetmesi ile ülkenin gündemine oturdu. 30 yaşındaki Aida, daha güzel görünmek adına girdiği estetik girişim sonrası geçirdiği komplikasyonlar neticesinde yaşamını yitirdi. Olay, sağlık sektörüne yönelik önemli tartışmaların yeniden alevlenmesine neden olurken, yaşanan bu kayıptan sonra İstanbul'daki doktorun ihmal ve kusurlarının tespit edilmesi dikkatleri üzerine çekti.
Estetik operasyonlar, son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de popülerlik kazanmıştır. İnsanlar, görünümünü değiştirmek ve daha genç bir görünüm elde etmek için bu tür girişimlere sıkça başvurmaktadır. Ancak, estetik cerrahinin riskleri ve komplikasyonları da göz ardı edilmemelidir. Aida'nın durumu, estetik girişimlerin özenle seçilmiş, deneyimli doktorlar tarafından yapılmasının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Aida, girdiği bu operasyondan önce detaylı bir araştırma yapmadığı ve yeterli bilgiye sahip olmadan karar verdiği iddia edilmektedir. Bunun yanında, operasyon sonrasında doktor tarafından takip edilmemiş olması, Aida’nın hayatını kaybetmesine yol açan etkenlerden biri olarak değerlendirilmektedir.
Olayın ardından yapılan incelemeler sonucunda, yapılan estetik operasyonun doktorun hatalı uygulamaları nedeniyle başarıyla sonuçlanmadığı tespit edilmiştir. Uzmanlar, Aida'nın vücut yapısına uygun olmayan prosedürlerin uygulanmasının ve gerekli tıbbi önlemlerin alınmamasının ölümle sonuçlanan duruma yol açtığını belirtmektedir. Bu süreçte doktorun yetersiz bilgi aktarımı ve Aida'nın durumunu değerlendirme konusunda dikkatsizliği, aileye büyük bir kayıp yaşatmıştır. Aida'nın ailesi, avukatları aracılığıyla hukuki süreç başlatmış ve doktor hakkında dava açma kararı almıştır. Bu tür olayların, estetik cerrahinin yalnızca deneyimli hekimler tarafından gerçekleştirilmesi gerekliliğini ortaya koyduğu bir kez daha anlaşılmıştır.
Portekizli genç kadının kaybı, sadece ailesini değil, aynı zamanda İstanbul'da bu tür estetik işlemleri yaptırmayı düşünen çok sayıda insanı da derinden sarsmıştır. Estetik cerrahi, kabul edilen riskler dahilinde yapılması gereken bir işlemdir ve hastaların dikkatli bir şekilde seçim yapması gerekmektedir. Aida’nın hikayesi, birbirinden bağımsız gibi görünen durumların ciddi sonuçlar doğurabileceğinin de bir örneğidir. Sağlık sektörü ve biyomedikal uygulamaların güvenliği üzerine yeniden bir oturum yapılması gerekliliği gündeme gelmişken, tüm sağlık hizmeti sunucularının bu olayı dikkate alması beklenmektedir.
Sonuç olarak, Aida'nın trajik ölümü, estetik cerrahinin tehlikeleri konusunda farkındalık oluşturmayı ve sağlık alanında daha fazla düzenlemelerin yapılmasını teşvik etmeyi hedeflemelidir. Sağlık sektörü, hasta güvenliğini ön planda tutmak zorundadır ve bunun için gerekli önlemlerin alınması, mükemmel bir sağlık hizmeti sunumu için kaçınılmazdır. Aida'nın ailesine başsağlığı dilerken, benzer durumların yaşanmaması adına herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekmektedir.