İstanbul, 24 Ekim 2023 tarihinde aniden bastıran şiddetli fırtınayla sarsıldı. Kentin birçok noktasında yaşanan olumsuz hava koşulları, özellikle dış mekan reklam tabelalarına büyük zarar verdi. En çok dikkat çeken olay ise, fırtına nedeniyle devrilen bir tabelanın altında kalan ve ciddi yaralanan bir kişi oldu. Olay yerine intikal eden sağlık ekipleri, müdahale etmekte gecikmedi ve yaşanan dram, sosyal medyada anında geniş bir yankı buldu. Ancak olayın arka planında yaşananlar, olayın sadece bir fırtına değil, aynı zamanda bir toplum hikayesi olduğunu da gözler önüne seriyor.
Olay, sabah saatlerinde İstanbul'un merkezinde gerçekleşti. Yoğun rüzgarların etkisiyle, yerden yüksek olan bir reklam tabelası, bulunduğu yerden fırlayarak bir yaya yolunun üstüne düştü. Tabelanın altında kalan kişi, çevredeki vatandaşların aniden olayın farkına varmasıyla hemen yardım çağrısında bulundu. Fırtınanın şiddeti, elektrik hatlarına da zarar vererek bazı bölgelerde kısa süreli blackout'a neden oldu. Sıcak bir yaza veda eden İstanbullular, bu ani fırtınayla birlikte kasvetli bir kışa merhaba demeye hazırlanıyor gibiydi.
Tabelanın altında kalan kişinin 35 yaşındaki bir erkek olduğu belirlendi. Olayı gören tanıkların ifadelerine göre, tabela düşmeden önce 'yavaş git' uyarısını taşıyan bir mesaj içeriyordu, ancak bu mesaj fırtınanın hızına karşı etkili olamadı. O sırada o bildirimi hiç dikkate almayan kişi, aniden düşen tabela ile hayatının en tehlikeli anlarından birini yaşadı. Tanıkların hızlı refleksleri sayesinde hemen yardım ekiplerine haber verildi ve kısa sürede olay yerine ulaşan ambulans, süratle yaralıyı hastaneye kaldırdı. Bu olay, sadece bir adres tabelası olarak değil, aynı zamanda İstanbulluların güvenliği için bir uyarı mesajı olarak da yorumlandı.
Hastaneye kaldırılan yaralı kişinin durumu hakkında bilgi veren sağlık ekipleri, ilk müdahalenin başarıyla gerçekleştirildiğini açıkladı. Yaralı, ciddi yaralanmalara rağmen hayati tehlikesi bulunmadığı kaydedildi. Bu olayın ardından sosyal medya platformları da büyük bir hareketlenme yaşadı. Instagram'da ve Twitter'da kullanıcılar fırtınaya yönelik paylaşım yaparak, hem olayın dramatikliğine dikkat çekti hem de şehirdeki hava koşullarının dengesizliğine vurgu yaptı. Bazı kullanıcılar, "İstanbul'da her şey olabilir" sözleriyle, metropolün iklimsel zorluklarına ve düşük kaliteli altyapıya dikkat çekti.
Olay, İstanbul’un kentsel altyapı sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. İstanbullular tabela gibi hafif yapılar karşısında daha fazla dikkatli olmaları gerektiğini hatırlatırken, yetkililerden alarm veren açıklamalar geldi. Hava durumu ve iklim değişikliği çağında, bu gibi olayların kaçınılmaz olabileceği dile getirildi. Fırtına sonrasında yapılan açıklamalarda, bahar ve yaz aylarında da benzer durumların yaşanabileceğine dikkat çekildi ve İstanbullular için öneriler sunuldu.
Bununla birlikte, İstanbul’un tarihsel yapısının modern reklamcılıkla birleştiği bu tür kentsel dönüşüm projelerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği konusunda hem fikir olan birçok şehir sakini, "Tabelaların kaldırılması gerek" yorumunda bulundu. Bu tür ağır yapılar, yüksek rüzgarlara karşı sağlıklı bir çözüm sunamayackları için daha katı düzenlemelerin getirilmesi gerektiği görüşü hâkim olmaya başladı.
Sonuç olarak, İstanbul'daki bu fırtına sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda şehir hayatının getirdiği tehlikeleri gözler önüne seren bir olay olarak hafızalara kazındı. Umut verici olan ise, yaralı kişinin hayatta kalabilmesi ve bu olayın ardından daha dikkatli bir toplum olma isteklerinin ortaya çıkmasıdır. Fırtına sonrası kalp ısıtan bu yaşam mücadelesi, ne kadar zor şartlar altında olursak olalım, hayatın her zaman mücadele ve umut dolu olduğunu hatırlatıyor.